İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Ey Muhibb-i Mustafâ vü Bende-i Âl-i Abâ

Şah Hatayi

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
-116 — Fâiîâtün fâilâtün fâilâtün fâilün Ey muhibb-i Mustafâ vü bende-i Âl-i Abâ Dinle imdi söyleyem min şerh-i tâc-i evliya Evvelîni geydi Âdem Nûh u îbrâhim sebz Çün sefîdin geydi Ahmed ol Resûl-i Kibriyâ Ol zamanda şâh-i âlem server-i dünyâ vü din Kırmızısın başa geydi ol Aliy-yi Murtezâ Pîşüvâ-yi tacı bildi kim ki hakkın tanıdı Zahiri on iki imam bâtını nûr-i Hudâ Hidmet-i pir oldu ol dem bildi tâcın sünnetin Sünnetin çün farza tuttu eyledi zevk u safâ Asl-i tâc estağfurullah şöyle bilgil ey muhib Fer’-i tâc-ı nâsezâlardan kesilmek bî riyâ Kelle-i tâc oldu elf-i külli sensin yâ Ali Yeltesi oldu halîfe tâlibe Hak rehnümâ Asabesi pir oldu zikr-i Hak takdir imiş Rengi döndü güle çün hûn-i Sehîd-i Kerbelâ Penbesi mihr ü mahabbet hülle oldu asdarı Bâşa geymekdir hayâtı mematı ez hod cüdâ îğnesi Ülker olubdur ipeği nes tâlibe Erkân-i râh-i meşâyih kıl özüne pîşivâ Bende-i Şâh-ı velâyet’dir Hatâyı bilmiş ol Fikr-i pây-i[1] Şâh olubdur gözlerime tûtyâ (2)Mlt. Alm. K. Mc., No. 785</ref>

Şiir açıklaması

Şiir, Mustafa’yı seven ve Âl-i Abâ’ya bağlı kişiye seslenerek velilerin tacını açıklamaya girişir. “Şerh” burada açma, ayırma anlamındadır; anlatıcı tacın nasıl anlaşılması gerektiğini söyler. Tacın renkleri kutsal kişilere bağlanır: Âdem, Nûh ve İbrahim için yeşil; Ahmed için beyaz, Ali için kırmızı anılır. Böylece taç, yalnızca giyilen bir başlık değil, şiirin inanç dünyasını yansıtan simgesel bir unsur hâline gelir.

Şiirde tacın dışı on iki imamla, içi ise Huda’nın nuruyla ilişkilendirilir. Kerbelâ’da dökülen şehit kanının tacın rengini güle çevirdiği söylenir; sevgi ve muhabbet de tacın parçalarıyla birlikte anılır. Ülker, ipek ve gül imgeleri bu anlatımı zenginleştirir. Bu ifadeler, bağlılık ve kutsallığın şiirsel sembollerle dile getirildiğini gösterir.

Anlatıcı, Hak’ı tanımayı, zikretmeyi ve yol gösterici kabul etmeyi öne çıkarır. “Bende” kul demektir; konuşan kendisini velilik makamına bağlı bir kul olarak sunar. “Estağfurullah” övülen kişinin alçak gönüllülük sözü olarak geçer; tacın gösterişsizce taşınması ve “riya”dan, yani ikiyüzlülükten uzak durulması istenir. “Zevk” hoş bir duyguyu, “takdir” ise değer verip belirtmeyi anlatır. Şiirin ana düşüncesi, inanç bağlılığının samimiyet, Hak’ı anma ve alçak gönüllülükle yaşanmasıdır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

estağfurullah
Teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir incelik ve alçak gönüllülük sözü
riya
ikiyüzlülük
velayet
velilik
zevk
hoşa gitmek veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
şerh
açma, ayırma
bende
köle, kul
din
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum; diyanet.
pir
koca, ihtiyar, yaşlı kimse
dem
nefes, soluk
takdir
beğenme, beğenip belirtme, değer verme
kesilmek
kesme işine konu olmak

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)