Ünlü söz
“İşte, 'Tanrı göğü ve yeri yaratmadan önce ne yapıyordu?' diyene şöyle cevap veriyorum: Bazılarının, sorunun baskısını şakayla geçiştirerek, 'Derin sırlara dalanlara cehennemler hazırlıyordu' dediği rivayet edilen cevabı vermiyorum. Başka şey görmek, başka şey gülmek. Ben böyle cevap vermiyorum. Çünkü bilmediğimi bilmediğimi söylemeyi, derin şeyler soranla alay edilen ve yalan cevap verenin övüldüğü o cevaptan daha çok tercih ederim.”
— Augustinus (354 – 430)
Latince aslı
Ecce respondeo dicenti, 'quid faciebat deus antequam faceret caelum et terram?' respondeo non illud quod quidam respondisse perhibetur, ioculariter eludens quaestionis violentiam: 'alta,' inquit, 'scrutantibus gehennas parabat.' aliud est videre, aliud ridere: haec non respondeo. libentius enim responderim, nescio quod nescio quam illud unde inridetur qui alta interrogavit et laudatur qui falsa respondit.
Ne anlatıyor?
Augustinus burada, zamanın ve sonsuzluğun doğası hakkında sıkça sorulan zor bir soruya verilen alaycı cevapları reddeder. Ona göre mesele, insan aklını aşan derin bir konuda şaka yapmak yerine, bilginin sınırlarını dürüstçe kabul etmektir. "Bilmediğimi bilmem" diyerek, Sokrates'ten beri süregelen felsefi tevazu geleneğine bağlanır.
Sözün arka planında, Tanrı'nın zamandan bağımsız olduğu düşüncesi vardır. Eğer zaman, evrenle birlikte yaratıldıysa, "yaratmadan önce" ifadesi anlamını yitirir. Ancak Augustinus bu noktada kuru bir felsefi zafer peşinde değildir; asıl vurgusu, insanın bilmediğini kabul etme erdemidir. Alay, soruyu küçümser; dürüst cehalet ise sorunun ciddiyetini teslim eder.
Bu tutum, bilimsel ve felsefi sorgulamada da güncelliğini korur: Cevabı bilinmeyen sorular karşısında, sahte kesinliklere ya da alaya sığınmak yerine sınırları kabul etmek, düşüncenin olgunlaşmasının ön koşuludur.
Hangi bağlamda söylendi?
Augustinus'un "İtiraflar" (Confessiones) adlı eserinin on birinci kitabının on ikinci bölümünde geçer. Eserin bu bölümünde zaman ve sonsuzluk üzerine düşünür; Tanrı'nın evreni yaratmadan önce ne yaptığı sorusunu ciddiyetle ele alır.
Kaynak
- Eser: Confessions (397)
- Künye: Book XI, Chapter XII; translation by E.B. Pusey
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Augustine_of_Hippo
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Dışarı çıkma, kendine dön; hakikat insanın içinde yaşar. Ve eğer kendi doğanın değişken olduğunu görürsen, kendini de aş.”
— Augustinus (354 – 430)
“Kendim için bir sorun haline geldim.”
— Augustinus (354 – 430)
“Tanrım, insanlara küçük şeylerde, küçük ve büyük şeylerin ortak kavrayışlarını görmeyi bağışla.”
— Augustinus (354 – 430)
“Bu yüzden iyi bir Hristiyan, ister yıldız falcıları ister herhangi bir şekilde dinsizce kehanette bulunanlar olsun, özellikle de doğru şeyler söyleyenlerden sakınmalıdır; yoksa cinlerin topluluğu, bir tür ortaklık anlaşmasıyla aldatılmış ruhu tuzağa düşürür.”
— Augustinus (354 – 430)
“Gerçekten de Katolik Kilisesi'nin otoritesi beni harekete geçirmeseydi, İncil'e inanmazdım.”
— Augustinus (354 – 430)
“Kuantum mekaniği çok saygı uyandırıcıdır. Ama içimden bir ses bunun asıl doğru olmadığını söylüyor. Bu teori çok şey sağlıyor, ama bizi İhtiyar'ın sırrına pek yaklaştırmıyor. Her hâlükârda ben, onun zar atmadığından eminim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)