Ünlü söz
“Her ne kadar kitabın asıl kısmının henüz dörtte birinden fazlasını okumamış olsam da, beni bundan daha çok ilgilendiren bir şey nadiren okudum. Daha önce gördüğüm alıntılardan Aristoteles'in değerine dair yüksek bir fikrim vardı, ama ne kadar harikulade bir adam olduğuna dair en ufak bir fikrim bile yokmuş. Linnaeus ve Cuvier, çok farklı şekillerde de olsa benim iki tanrımdı; fakat yaşlı Aristoteles'in yanında onlar ancak okul çocuklarıydı.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
İngilizce aslı
I have rarely read anything which has interested me more, though I have not read as yet more than a quarter of the book proper. From quotations which I had seen, I had a high notion of Aristotle's merits, but I had not the most remote notion what a wonderful man he was. Linnaeus and Cuvier have been my two gods, though in very different ways, but they were mere schoolboys to old Aristotle.
Ne anlatıyor?
Darwin bu sözünde, yaşamının son yılında Aristoteles'in biyoloji alanındaki eserlerini okurken duyduğu hayranlığı dile getirir. Aristoteles'i yalnızca ikincil kaynaklardan ve alıntılardan tanıdığını, ancak doğrudan okuduğunda düşünürün gözlem gücü ve doğa tarihine yaklaşımı karşısında şaşkınlığa uğradığını anlatır. Linnaeus ve Cuvier, sınıflandırma ve karşılaştırmalı anatomi alanlarındaki dev isimlerdir; Darwin'in 'onlar yalnızca okul çocuklarıydı' demesi, Aristoteles'in biyolojik gözlemdeki kapsayıcılığını, soru sorma biçimini ve doğa olaylarını açıklama çabasını ne denli özgün bulduğunu gösterir. Bu, bir otorite yarıştırmasından çok, bir bilim insanının kendi alanının entelektüel köklerini keşfettiğinde yaşadığı içten heyecanın ifadesidir.
Bu söz, Darwin'in düşünce biçimi hakkında da ipucu verir. O, canlıların değişkenliğini ve doğadaki düzeni anlamaya çalışırken, yalnızca modern kaynaklara değil, Antik Yunan düşüncesine de ilgi duymuştur. Aristoteles'in hayvanları sınıflandırma ve canlılığın sürekliliğine dair gözlemleri, Darwin için kendi evrim kuramıyla doğrudan aynı olmasa da, doğaya sorgulayıcı bir gözle bakmanın binlerce yıllık bir çaba olduğunu hatırlatır.
Söz, bugünün okuruna bilimsel bilginin doğrusal bir ilerlemeden ibaret olmadığını da anlatır. Modern bilimin kendinden önceki düşünürlere çok şey borçlu olduğunu kabul etmek, bilimsel tevazunun bir parçasıdır. Darwin'in geç dönemde bile yeni hayranlıklar duyabilmesi, öğrenmenin yaşla sınırlı olmadığını gösteren güçlü bir örnektir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Darwin'in 22 Şubat 1882 tarihinde William Ogle'a yazdığı mektuptan alınmıştır. Ogle, Aristoteles'in 'De Partibus Animalium' (Hayvanların Kısımları Üzerine) adlı eserini İngilizceye çevirmiş ve Darwin'e bir nüsha göndermiştir. Darwin bu mektupta, kitabı okumaya başladıktan sonra duyduğu hayranlığı aktarır. Mektup, Darwin'in ölümünden yaklaşık iki ay önce yazılmıştır ve onun yaşamının son günlerinde bile düşünce tarihinin köklerine duyduğu ilgiyi yansıtır.
Kaynak
- Eser: The Life and Letters of Charles Darwin (1887)
- Künye: volume III, chapter VI: "Miscellanea", page 252; letter to William Ogle (22 February 1882)
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Charles_Darwin
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Solucanların yuvalarını kazarken yuttuklarından bağımsız olarak birçok küçük taşı da yuttukları kesin olduğuna göre, bu taşların –tıpkı değirmen taşları gibi– besinlerini öğütmeye yaradığı düşünülebilir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Aylar boyunca çalışma odamda toprak dolu saksılarda solucanlar beslemeye yönlendirildiğimde, onlara ilgi duymaya başladım ve ne ölçüde bilinçli davrandıklarını, ne kadar zihinsel güç sergilediklerini öğrenmek istedim.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Şöyle bir gözlemde bulunuyor: "Zayıflıkları ve küçüklükleri göz önüne alındığında, başardıkları söylenen iş muazzamdır." Burada, sürekli yinelenen bir nedenin sonuçlarını topluca hesaplayamama durumunun bir örneğini görüyoruz; bu durum, eskiden jeoloji alanında olduğu gibi, daha yakın zamanda evrim ilkesi alanında da bilimin ilerlemesini çoğu kez geciktirmiştir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Ama bir sonraki bölümde göreceğimiz gibi, bu işte bir dereceye kadar zekâ sergileniyor gibi görünüyor; bu sonuç beni solucanlarla ilgili her şeyden daha çok şaşırtmıştır.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Kireç salgılayan bezlerin işlevine gelince, bunların öncelikle boşaltım organları olarak hizmet etmeleri, ikincil olarak da sindirime yardımcı olmaları muhtemeldir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)
“Konu önemsiz görünebilir; ancak onun ilginç yanları olduğunu göreceğiz. 'De minimis lex non curat' (hukuk küçük meselelerle uğraşmaz) özdeyişi bilim için geçerli değildir.”
— Charles Darwin (1809 – 1882)