Ünlü söz
“Öyleyse fizikçinin en yüksek görevi, dünya görüşünün saf tümdengelimle elde edilebileceği o en genel temel yasaları aramaktır. Bu temel yasalara giden mantıksal bir yol yoktur; onlara ancak deneyime duyulan empatik yakınlığa dayanan sezgi ulaşır.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
Almanca aslı
Höchste Aufgabe des Physikers ist also das Aufsuchen jener allgemeinsten elementaren Gesetze, aus denen durch reine Deduktion das Weltbild zu gewinnen ist. Zu diesen elementaren Gesetzen führt kein logischer Weg, sondern nur die auf Einfühlung in die Erfahrung sich stützende Intuition.
Ne anlatıyor?
Einstein bu sözde, bilimsel keşfin iki aşamalı yapısını anlatır. Fizikçinin nihai amacı, evrenin işleyişini olabildiğince az sayıda, en genel ve temel yasa ile açıklamaktır. Bu yasalardan yola çıkarak olgular tümdengelim ile türetilebilir; bu yönüyle bilim mantıksal ve sistemli bir disiplindir. Fakat bu temel yasaların kendilerinin keşfi mantıksal bir çıkarım zincirinin sonucu değildir.
Einstein, temel yasalara giden yolun "Einfühlung in die Erfahrung", yani deneyime empatik bir nüfuz, deneyimle sezgisel bir kaynaşma gerektirdiğini vurgular. Buradaki sezgi, keyfi bir tahmin değil; uzun süreli gözlem, düşünce deneyleri ve olgulara derinlemesine aşinalık sonucu ortaya çıkan yaratıcı bir sıçramadır. Einstein'ın kendi yöntemini özetleyen bu görüş, bilimin yalnızca veri toplamaktan ibaret olmadığını, kuramsal hayal gücünün ve estetik bütünlük arayışının da bilimsel yaratıcılığın merkezinde yer aldığını gösterir.
Söz, bilim felsefesi açısından keşif bağlamı ile gerekçelendirme bağlamı arasındaki ayrıma işaret eder: Yasalar keşfedildikten sonra mantıksal olarak sınanabilir, ama keşif sürecinin kendisi mantık kurallarıyla tarif edilemez.
Hangi bağlamda söylendi?
Einstein bu sözleri, 26 Nisan 1918'de Alman Fizik Derneği'nde Max Planck'ın altmışıncı doğum günü vesilesiyle yaptığı konuşmada söyledi. Planck'ın bilimsel yaklaşımını ve fiziksel dünya görüşü arayışını değerlendirirken, temel fizik yasalarının sezgisel keşfine dair kendi bilim felsefesini dile getirdi.
Kaynak
- Eser: Naturwissenschaft
- Künye: Ansprache am 26. April 1918 in der Deutschen Physikalischen Gesellschaft anlässlich des sechzigsten Geburtstages von Max Planck, in: Ausgewählte Texte, herausgegeben von Hans Christian Meiser. Goldmann Verlag München 1986. Seite 75 scribd.com
- Kaynak bağlantısı: https://de.wikiquote.org/wiki/Albert_Einstein
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bilim, uzay ve zamandaki şeylerin ve olayların karşılıklı bağlantısını belirleyen genel kurallar koymaya çalışır. Bu kurallar ya da doğa yasaları için genel ve istisnasız bir geçerlilik talep edilir – kanıtlanmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Ancak fiziğin alan kavramına, yani sürekli yapılara dayandırılamamasını kesinlikle mümkün görüyorum. O zaman kütleçekim teorisi dahil bütün hayal şatomdan geriye hiçbir şey kalmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Kütleçekim teorisinde yine bir şeyler berbat ettim; bu da beni biraz, tımarhaneye kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bir cisim L enerjisini ışınım biçiminde verirse, kütlesi L/V^2 kadar azalır. Burada cismin alınan enerjisinin tam olarak ışınım enerjisine dönüşmesinin elbette bir önemi yoktur; öyle ki daha genel bir sonuca varılır: Bir cismin kütlesi, onun enerji içeriğinin bir ölçüsüdür.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Tanrı kurnazdır, ama kötü niyetli değildir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Kuantum mekaniği çok saygı uyandırıcıdır. Ama içimden bir ses bunun asıl doğru olmadığını söylüyor. Bu teori çok şey sağlıyor, ama bizi İhtiyar'ın sırrına pek yaklaştırmıyor. Her hâlükârda ben, onun zar atmadığından eminim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)