Ünlü söz
“Ey Kriton, Asklepios'a bir horoz borçluyuz. Onu verin ve sakın ihmal etmeyin.”
— Sokrates (MÖ 470 – MÖ 399)
Antik Yunanca aslı
Ὦ Κρίτων [...] τῷ Ἀσκληπιῷ ὀφείλομεν ἀλεκτρυόνα. ἀλλὰ ἀπόδοτε καὶ μὴ ἀμελήσητε.
Ne anlatıyor?
Sokrates'in son sözleri, baldıran zehrini içtikten sonra ölümün yaklaştığı anda söylediği bu ifade, yüzyıllardır farklı yorumlara konu olmuştur. Antik Yunan'da Asklepios, tıp ve şifa tanrısıydı; bir hastalıktan kurtulan kişiler ona şükran borcu olarak horoz kurban ederdi. Sokrates'in burada hayatı bir hastalık olarak mı gördüğü, yoksa ölümün bir şifa mı olduğunu mu ima ettiği tartışmalıdır. En yaygın yorum, Sokrates'in yaşamı bir tür hastalık olarak gördüğü ve ölümle birlikte ruhun bedenin sınırlamalarından kurtulup iyileştiği düşüncesidir. Bir diğer yorum ise bu sözün, dostlarına son bir sorumluluğu hatırlatma ve düzenli, erdemli yaşamın gereklerini son ana kadar yerine getirme arzusu olduğudur. Sokrates, ölüm anında bile toplumsal ve dinî adetlere bağlı kalan, sakin ve tutarlı bir filozof olarak görünür.
Bu söz aynı zamanda Sokrates'in ironisinin bir yansıması olarak da okunabilir. Yaşamı boyunca sorguladığı dinî ritüelleri ölüm anında kabul etmesi, onun geleneksel inançlarla ilişkisinin nüanslı olduğunu gösterir. Platon'un anlatımında bu sahne, tragedya unsurlarıyla dolu bir vedanın değil, dingin ve bilgece bir kapanışın ifadesidir.
Hangi bağlamda söylendi?
Söz, Sokrates'in idamı sırasında söylediği son sözler olarak Platon'un Phaidon diyaloğunda kayıtlıdır. Sokrates, MÖ 399'da gençleri yozlaştırdığı ve şehrin tanrılarına inanmadığı gerekçesiyle ölüme mahkûm edilmiş, baldıran zehrini içtikten sonra dostlarıyla son konuşmasını yapmıştır.
Kaynak
- Eser: Last words
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Socrates
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Ben ise bilge birinden söz alıp onu ölçülü biçimde kabul etmek dışında, kısa bir süreliğine edinilenden fazla hiçbir şey bilmiyorum.”
— Sokrates (MÖ 470 – MÖ 399)
“O halde, dedim, Iskhomakhos, soru sormak öğretmenin ta kendisi midir? Zira senin bana her bir şeyi nasıl sorduğunu kavrayıverdim: Beni bildiğim şeyler üzerinden yönlendirip, onlara benzer olan ve bilmediğimi sandığım şeyleri göstererek, bunları da bildiğime beni ikna ediyorsun, öyle değil mi?”
— Sokrates (MÖ 470 – MÖ 399)
“Kuantum mekaniği çok saygı uyandırıcıdır. Ama içimden bir ses bunun asıl doğru olmadığını söylüyor. Bu teori çok şey sağlıyor, ama bizi İhtiyar'ın sırrına pek yaklaştırmıyor. Her hâlükârda ben, onun zar atmadığından eminim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bilim, uzay ve zamandaki şeylerin ve olayların karşılıklı bağlantısını belirleyen genel kurallar koymaya çalışır. Bu kurallar ya da doğa yasaları için genel ve istisnasız bir geçerlilik talep edilir – kanıtlanmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Ancak fiziğin alan kavramına, yani sürekli yapılara dayandırılamamasını kesinlikle mümkün görüyorum. O zaman kütleçekim teorisi dahil bütün hayal şatomdan geriye hiçbir şey kalmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Düşünceli adımlarla tarlalarda dolaşıyorum, / Ve boş odalarda gidip geliyorum; / Ve hissediyorum (ölülerin yoldaşı olarak) / Mezarlarda yaşadığımı.”
— Abraham Lincoln (1809 – 1865)