Ünlü söz
“Teknik patentlerin tatmin edici bir biçimde formüle edilmesi üzerine çalışmak benim için gerçek bir lütuftu. Beni düşüncede çok yönlü olmaya zorladı ve ayrıca fizik hakkında düşünmek için önemli uyarımlar sağladı. Pratik bir meslek sahibi olmak benim tipimdeki insanlar için bir lütuftur. Çünkü akademik kariyer, genç bir insanı etkileyici sayıda bilimsel makale üretme zorunluluğu içine sokar; böylece yalnızca güçlü karakterlerin direnebileceği bir yüzeysellik eğilimi ortaya çıkar.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
Almanca aslı
The work on satisfactory formulation of technical patents was a true blessing for me. It compelled me to be many-sided in thought, and also offered important stimulation for thought about physics. Following a practical profession is a blessing for people of my type. Because the academic career puts a young person in a sort of compulsory situation to produce scientific papers in impressive quantity, a temptation to superficiality arises that only strong characters are able to resist.
Ne anlatıyor?
Einstein bu sözünde, akademik kariyerin erken dönemde dayattığı yayın baskısını ve bunun yaratabileceği yüzeyselliği eleştirir. Patent ofisindeki çalışma deneyimini ise tam tersine, düşüncesini çok yönlü kılan ve fizik üzerine derin düşünmeyi teşvik eden bir imkân olarak değerlendirir. Ona göre pratik bir meslek, genç bir araştırmacıya düşünmek için gerekli özgürlüğü ve zenginliği sağlayabilir.
Burada bilim üretiminin nicelikle değil, nitelikle ve derinlikle ölçülmesi gerektiğine dair bir vurgu vardır. Einstein, genç akademisyenlerin kurumsal beklentiler nedeniyle yüzeysel üretime yönelmek zorunda kaldığını, buna ancak güçlü karakterli kişilerin direnebildiğini söyler. Bu gözlem, günümüzdeki 'yayınla ya da yok ol' kültürünü de doğrudan ilgilendiren bir eleştiridir.
Söz ayrıca Einstein'ın kendi entelektüel gelişimine dair samimi bir ipucu sunar. Patent ofisinde geçen yıllar, özel görelilik kuramının olgunlaştığı dönemdir. Bu nedenle anlattığı deneyim, onun en verimli düşünme evrelerinden birinin akademi dışında geçtiğini gösterir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu söz, Einstein'ın 18 Nisan 1955'te bitirdiği 'Otobiyografik Taslak' (Autobiographische Skizze) adlı metninden alınmıştır. Metnin Almanca özgünü üzerinden yapılan İngilizce çeviri, John J. Stachel'in 'Einstein from B to Z' (2001) kitabının beşinci sayfasında yer alır.
Kaynak
- Eser: 1950s (2001)
- Künye: From his "Autobiographische Skizze" (18 April 1955), original German version here. Translation from Einstein from 'B' to 'Z by John J. Stachel (2001), p. 5.
- Kaynak bağlantısı: https://en.wikiquote.org/wiki/Albert_Einstein
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Bilim, uzay ve zamandaki şeylerin ve olayların karşılıklı bağlantısını belirleyen genel kurallar koymaya çalışır. Bu kurallar ya da doğa yasaları için genel ve istisnasız bir geçerlilik talep edilir – kanıtlanmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Ancak fiziğin alan kavramına, yani sürekli yapılara dayandırılamamasını kesinlikle mümkün görüyorum. O zaman kütleçekim teorisi dahil bütün hayal şatomdan geriye hiçbir şey kalmaz.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Kütleçekim teorisinde yine bir şeyler berbat ettim; bu da beni biraz, tımarhaneye kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Bir cisim L enerjisini ışınım biçiminde verirse, kütlesi L/V^2 kadar azalır. Burada cismin alınan enerjisinin tam olarak ışınım enerjisine dönüşmesinin elbette bir önemi yoktur; öyle ki daha genel bir sonuca varılır: Bir cismin kütlesi, onun enerji içeriğinin bir ölçüsüdür.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Tanrı kurnazdır, ama kötü niyetli değildir.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)
“Kuantum mekaniği çok saygı uyandırıcıdır. Ama içimden bir ses bunun asıl doğru olmadığını söylüyor. Bu teori çok şey sağlıyor, ama bizi İhtiyar'ın sırrına pek yaklaştırmıyor. Her hâlükârda ben, onun zar atmadığından eminim.”
— Albert Einstein (1879 – 1955)