Biyografi
Mihrî Hatun
1456? – 1512'dan sonra · Divan şiiri
Adı bilinen ilk Türk kadın şairlerinden; Amasya'da yaşamış, sade dilli gazel ve kasideleriyle tanınan divan şairi.
Mihrî Hatun kimdir?
Mihrî Hatun, Türk edebiyatında adı bilinen ilk kadın şairler arasında anılan bir divan şairidir. Bu bakımdan edebiyat tarihimizdeki yeri, yalnızca eserleriyle değil, kadın bir şairin on beşinci yüzyıl sonu ile on altıncı yüzyıl başındaki Osmanlı şiir ortamında görünürlük kazanmasıyla da ilgilidir. Zeynep Hatun ile birlikte anılması, dönemin kadın şairlerinin varlığını göstermesi açısından önem taşır.
Doğumu 1456 ile 1461 arasında Amasya'da gerçekleşmiştir; ölümü de 1512'den sonra yine Amasya'da olduğu kabul edilir. Asıl adının Mihrünnisa ya da Fahrünnisa olduğuna dair ileri sürülen görüşler sağlam bir kaynağa dayanmaz. Evliya Çelebi'nin adını Mihrimah olarak kaydettiği belirtilir. Kullandığı Mihrî mahlasını, kendisi de şair olan ve Belâyî mahlasıyla şiir yazan babası Mehmet Çelebi bin Yahya'dan aldığı aktarılır. Hiç evlenmediği rivayet edilir.
Mihrî Hatun, kültür düzeyi yüksek bir ailede yetişmiştir; babasının bir Osmanlı kadısı olması, onun eğitim ve edebî çevreyle erken yaşta ilişki kurmasını kolaylaştırmış olmalıdır. II. Bayezid'in ve oğlu Şehzade Ahmed'in Amasya valilikleri sırasında kentte toplanan âlim ve sanatkâr meclislerine katıldığı bilinir. Bu meclisler, dönemin edebî hayatının canlı merkezleriydi ve Mihrî'nin şiir çevresiyle bağlantısı büyük ölçüde bu ortamda şekillendi.
Sanatı bakımından divan şiirinin nazım biçimleri içinde gazel ve kaside ağırlıklı bir yönelim gösterir. Şiirlerinde sade bir dil kullanması ve aşkı çekinmeden, doğrudan işlemesiyle diğer kadın divan şairlerinden ayrıldığı ifade edilir. Şiirlerinde sevgiliye seslenen, sitemle yakınlığı bir arada tutan bir ton görülür; başlıklarından da anlaşılacağı üzere aşk, ayrılık, gam ve gönül acısı etrafında dönen temalar öne çıkar. Şair Necati Bey'i kendisine örnek aldığı, şiirlerini ona göndererek görüşünü almaya çalıştığı yolunda iddialar da nakledilir; ancak bunlar kesinleşmiş bilgiler değil, rivayet niteliğindedir.
Başlıca eserleri arasında gazel ve kasidelerinin yer aldığı bir divanı bulunur. Edebî kişiliği, daha çok bu şiirlerdeki söyleyiş ve aşkı ele alış biçimiyle değerlendirilmiştir. Örnek şiir başlıkları arasında aşkın insanı yakması, sevgiliden ayrılığın güçlüğü, gönlün harabeye dönmesi, dostun yüz güldürmesi, rakiplerin ve düşmanların tutumu gibi konuların işlendiği görülür. Bu başlıklar, onun şiirinde klasik divan temalarının kişisel ve yer yer sitemkâr bir sesle ele alındığını düşündürür.
Etkisi ve mirası açısından Mihrî Hatun, Osmanlı edebiyatında kadın şairlerin varlığını belgeleyen erken örneklerden biri olarak değerlendirilir. Yaşadığı dönemde saygı gören bir şair olduğu, çevresinde güzelliğiyle de tanındığı aktarılır. Adının 1985'te Venüs'te bir kratere verilmesi, onun kültürel bir simge olarak anılmasının ilginç bir örneğidir. Bugünkü edebiyat tarihi anlatısında Mihrî Hatun, hem divan şiirinin sade söyleyişli bir temsilcisi hem de kadın şair geleneğinin öncülerinden biri olarak anılmaya devam eder; bununla birlikte hayatına dair birçok ayrıntı rivayet düzeyinde kalmıştır.
Bu biyografi, Vikipedi bilgilerinden yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; hatalı bir bilgi görürseniz bize yazın.
Mihrî Hatun eserleri
Sitemizde Mihrî Hatun adına kayıtlı 26 eser; tam metinleri ve eski kelimelerin anlamlarıyla.
Mihrî Hatun şiirleri (26)
- Ateşi Işka Ol Âşıklar ki Canın Yakdılar
- Bir Dem Ol Dilber Cemalinden Irak Olmak Ne Güç
- Aşinalar Saglıgile Eylesün Seyranlar
- Devlet Atına Süvâr Olmış İki Sîmîn-beden
- Dostum Çün Yüze Gülmek Eylemişsin Hu Sana
- Genci Gam Viranesinde Şimdi Yarumdur Nemed
- Işk Babından Benümle Eyledi Ol Yar Bahs
- Eyledi Yar Beni Derdiyle Avare Meded
- Ben Umardım ki Seni Yâr-ı Vefâ-dâr Olasın
- Bu Gönlüm Zevrakın Aldı Bu gün Bir Gonce-leb Gül-ruh
- Buy'ı Zülfün Gibi Anber-bar ü Miskin Olmaya
- Cana Yeter Bu Canıma Cevr ü Cefalar İt