Özgürlük üzerine sözler
259 söz.
“Gününün üçte ikisini kendine ayırmayan kişi bir köledir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“İrade özgürlüğü öğretisi, egemen sınıfların bir icadıdır.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Bir Alman büyük şeyler yapmaya yeteneklidir, ama bunları gerçekten yapması olası değildir: Çünkü itaat edebildiği yerde itaat eder; bu da zaten tembel bir zihne iyi gelir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“İzlemek de yönetmek de nefret verici bana. // İtaat mı? Hayır! Ve tekrar hayır — yönetmek!”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kendi evimde otururum, // Hiç kimseyi hiçbir zaman taklit etmedim // Ve - kendi kendine gülmeyen // Her ustaya güldüm.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Yüreğiniz var mı, ey kardeşlerim? Cesur musunuz? Tanıklar önünde gösterilen cesaret değil, artık hiçbir tanrının bile bakmadığı münzevi ve kartal cesareti?”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“"Hiçbir şey doğru değil, her şey mübah" dedim kendi kendime.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Aydınlanma, insanın kendi suçuyla düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Ergin olmama durumu, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğu olmaksızın kullanamamasıdır. Bu ergin olmama durumu, akıl eksikliğinden değil, aklını başkasının kılavuzluğu olmadan kullanma kararlılığı ve cesareti eksikliğinden kaynaklanıyorsa, bu durum insanın kendi suçudur. Sapere aude! Kendi aklını kullanma cesaretini göster! Aydınlanmanın parolası işte budur.”
— Immanuel Kant (1724 – 1804)
“Ergin olmamak öylesine rahattır ki. Benim yerime düşünen bir kitabım, benim yerime vicdan sahibi olan bir din adamım, benim yerime beslenmemi belirleyen bir doktorum vs. varsa, o zaman kendimi hiç yormama gerek kalmaz. Düşünmeme gerek yoktur; yeter ki ödeyebileyim.”
— Immanuel Kant (1724 – 1804)
“Ama kendini solucan yapan biri, sonradan ayaklar altında ezilmekten şikâyet edemez.”
— Immanuel Kant (1724 – 1804)
“Yerleşik Kilisemizin kavramı zaman zaman yanlış anlaşılıyor ve bence yaygın biçimde yeterince takdir edilmiyor. Onun rolü, Anglikanizmi diğer dinleri dışlayarak savunmak değildir. Aksine Kilise, bu ülkede tüm inançların özgürce yaşanmasını koruma görevine sahiptir.”
— II. Elizabeth (1926 – 2022)
“Amerika, Avrupa ve bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki Türkiye halkı her medenî ve kabiliyetli millet gibi kayıtsız şartsız hür ve müstakil yaşamaya kesin karar vermiştir. Bu haklı kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedî düşmanı kalır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bugün tutsaklık acıları içinde inleyen birçok dindaşlarımız vardır. Bunlar için de, kendi ortamlarında bağımsızlıklarını kazanmaları ve tam bir bağımsızlıkla ülkelerinin gönenç ve yükselmesine çaba harcamaları en büyük dileklerimizdendir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek, birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hâkim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir. Fikrin serbest hareketi ise, ancak ferdin düşündüğünü serbest olarak söylemek, yazmak ve verdiği karara göre her türlü girişimde bulunmak serbestisine sahip olmakla mümkündür.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Efendiler, bizim milletimiz vatanı için, hürriyeti ve hâkimiyeti için fedakâr bir halktır; bunu ispat etti.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hiçbir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan istiklâl aşkı ile yaratılmış bir adamım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Kapitülasyonların hiçbir kısmına istisnayı kabul etmiyoruz. Adlî, malî veya askerî kapitülasyonların hiçbirini tanımıyoruz. (1922)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bildiğiniz gibi, milletimiz yüzyıllardan beri iki kuvvetin, iki baskıcı kuvvetin, iki yıkıcı kuvvetin baskısı altında acı çekmekte ve üzülmekteydi. O kuvvetlerden biri; doğrudan doğruya memleket ve milleti yönetmek iddiasında bulunan baskıcılar, ikincisi; bütün bir emperyalist ve kapitalist dünyasıdır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Millet hâkimiyetini almıştır ve isyan ederek almıştır. Alınmış olan hâkimiyet hiçbir sebep ve suretle terk ve iade edilemez. Bu hâkimiyeti tekrar geri alabilmek için, istimal edilmiş olan vesaiti kullanmak lazımdır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Millî hâkimiyet uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla temin olunabilir. Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet medenî insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir davranışa layık olamaz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk Hükûmeti'nin ilk amacı, halka hürriyet ve mutluluk vermek, askerlerimize olduğu kadar, sivil halkımıza da iyi bakmaktır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk esaret kabul etmeyen bir millettir. Türk milleti esir olmamıştır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk milleti, halk idaresi olan cumhuriyetle idare olunur bir devlettir. Türk Devleti laiktir. Her reşit dinini seçmekte serbesttir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türkiye Devletinin istiklâli mukaddestir. O, ebediyyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Taşlaşmış fikirlere bağlılık, bu dünyada şimdiye dek ne bir zinciri kırdı ne de bir insan ruhunu özgürleştirdi — ve asla da özgürleştirmeyecek.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bana öyle geliyor ki, o insanları [Filipinlileri] özgür bırakmak ve kendi iç meselelerini kendi bildikleri gibi çözmelerine izin vermek bizim için bir zevk ve görev olmalıdır. İşte bu yüzden ben bir anti-emperyalistim. Kartalın pençelerini başka bir toprağa geçirmesine karşıyım.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bedenim kimin mülkü? Muhtemelen benim. Ben böyle görüyorum. Onunla deney yaparsam, hesabı kim vermeli? Ben, Devlet değil. Akılsızca bir seçim yaparsam, Devlet ölür mü? Ah, hayır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)