Toplum üzerine sözler
487 söz.
“Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşüncesinden değil, bütün millet fertlerinin arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Sahip olunan mirasın korunması, beraber sürdürülmesi için iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden meydana gelen topluma millet adı verilir. (1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk dilinin sadeleştirilmesi, zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın aracından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli, konuşma dilimizi ise ahenkli, güzel bir hâle getirmeliyiz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türkiye Cumhuriyeti anlayışınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en saygın mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir varlıktır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Calaveras ilçesindeki herhangi bir kurbağadan daha uzağa zıplayabileceğine dair kırk dolarına bahse girerim.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Çinlilerin, aşağılık bir tabiatın icat edebileceği her türlü adi ve korkakça yöntemle aşağılanıp kötü muamele gördüğüne şahit oldum; ama hiçbir polisin bu işe karıştığını görmedim ve bu şekilde kendilerine yapılan haksızlıklar için bir Çinlinin bir mahkemede hakkını aldığını da hiç görmedim.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Sabun ve eğitim bir katliam kadar ani değildir, ama uzun vadede daha ölümcüldür.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Şimdi hızla varlıktan yoksulluğa yükseliyor.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Ah, o zaman ölü olmak bir insanın hayatının on yılına değerdi! Her şey hoştu. İyi bir muhitteydim, çünkü yakınımda yaşayan tüm ölüler şehrin en iyi ailelerine mensuptu.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bu zavallı, tek atlık kasaba.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“En komik şeyler yasak olanlardır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Milyonerlere karşıyım, ama bana bu konumu önermek tehlikeli olur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“[Bilinen bir "Amerikan şakasını" aktarırken:] Boston'da sorarlar: Ne kadar bilir? New York'ta: Ne kadar malı var? Philadelphia'da: Ana babası kim?”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Dünyada, hitabet sanatının hileleri ve aldatmacaları konusunda deneyimsiz bir dinleyici kitlesinin zihinsel mekanizmasını allak bullak eden, kanaatlerini altüst eden ve duygularını baştan çıkaran ikna edici bir konuşma kadar etkili hiçbir şey yoktur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Klasik tanımı — herkesin okumuş olmak istediği, kimsenin okumak istemediği şey.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Biz, bir ulusun büyüklüğünün devlet okulundan doğduğuna inanıyoruz.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Âdetler doğru, yanlış ya da akılla ilgilenmezler. Ama onlara uyulmak zorundadır; insan yoruluncaya dek çevrelerinde akıl yürütür, fakat onları çiğnememelidir; bu, kesin bir dille yasaktır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Yasalar kumdur, âdetler kayadır. Yasalardan kaçınılabilir ve cezadan kurtulunabilir, ama açıkça çiğnenen bir âdet kesin ceza getirir.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bir adamın mısır ekmeğini nereden aldığını söyleyin bana, size kanaatlerinin ne olduğunu söyleyeyim.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Hepimiz sonu gelmez biçimde hissederiz ve bunu düşünmek sanırız. Bundan da, bir nimet saydığımız bir toplam çıkar. Adı kamuoyudur. Ona saygı duyulur. Bazıları onu Tanrı'nın sesi sanır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“İnsanı kıyafetleri yapar. Çıplak insanların toplum üzerinde çok az etkisi vardır ya da hiç yoktur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Bir eleştirmen hiçbir zaman bir kitabı ya da oyunu ne var etti ne de yok etti. Nihai yargıçlar halkın kendisidir. Önemli olan onların görüşüdür. Nihayetinde son sınav hakikattir. Ama sorun şu ki çoğu yazar, hakikati en değerli varlığı sayar ve bu yüzden onu kullanırken son derece tutumlu davranır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Tarihin kendini tekrar etmesini engellemeye çalışmak zahmete değmez, çünkü insanın karakteri bu tekrarların önlenmesini her zaman imkânsız kılacaktır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Zarar verici bir yalan takdire değer olmayan bir şeydir; ve aynı şekilde, aynı ölçüde, zarar verici bir hakikat de öyledir—ki bu, iftira hukuku tarafından kabul edilen bir olgudur.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Nezaketin en yüksek kusursuzluğu, tabandan kubbeye kadar, iyiliksever ve özgecil yalanın tatsız ve yaldızlı biçimlerinden inşa edilmiş güzel bir yapıdan başka bir şey değildir.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Erdem hiçbir zaman para kadar saygın olmamıştır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Seyahat, önyargıya, bağnazlığa ve dar kafalılığa ölümcül darbeyi indirir ve halkımızın çoğunun bu nedenlerle ona şiddetle ihtiyacı vardır. İnsana ve nesnelere dair geniş, sağlıklı, hoşgörülü bakış açıları, dünyanın küçük bir köşesinde ömür boyu çürümekle kazanılamaz.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Nevada Bölgesi'nde en çok bilinen adlar, tabancanın bu uzun kuyruklu kahramanlarına aitti. Hatipler, valiler, sermayedarlar ve yasama meclisi önderleri bir ölçüde ün sahibiydi; ama bu ün, Sam Brown, Jack Williams, Billy Mulligan, Farmer Pease, Sugarfoot Mike, Pock-Marked Jake, El Dorado Johnny, Jack McNabb, Joe McGee, Jack Harris, Six-fingered Pete vb. gibilerinin ünüyle karşılaştırıldığında yerel ve cılız kalıyordu.”
— Mark Twain (1835 – 1910)