
Unknown author Unknown author ; Restored by Yann Forget and Adam Cuerden · Public domain · kaynak
Edgar Allan Poe kimdir?
Edgar Allan Poe, 19. yüzyıl Amerikan edebiyatının en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen şair, kısa öykü yazarı, editör ve edebiyat eleştirmenidir. Özellikle gizem ve korku temalı öyküleriyle tanınan Poe, Amerikan Romantizm akımının önemli temsilcilerinden biri olmuş ve kısa öykü türünün ülkesindeki ilk yazarlarından sayılmıştır. Polisiye türünün öncüsü olarak görülmesinin yanı sıra, gelişmekte olan bilimkurgu türüne de katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Yaşamını yalnızca yazdıklarıyla kazanmaya çalışan ilk tanınmış Amerikan yazarlarından biri olan Poe'nun yaşamı ve kariyeri, ekonomik zorlukların gölgesinde geçmiştir.
Poe, 19 Ocak 1809'da Boston'da, oyuncu bir anne babanın ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz çok küçük yaşta aile trajedileriyle karşılaştı; 1810 yılında babasının aileyi terk etmesinin ardından, 1811'de annesinin ölümüyle yetim kaldı. Bunun üzerine Richmond, Virginia'dan John ve Frances Allan çifti Poe'yu evlerine aldı. Resmî evlat edinme gerçekleşmese de Poe, gençlik yıllarına kadar Allan ailesinin yanında yaşadı. Virginia Üniversitesi'ne bir yıl devam edebildi ancak parasızlık nedeniyle eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde kumar borçları ve eğitim masrafları yüzünden John Allan ile arası açıldı; Poe, eğitimine ayrılan maddi destek konusunda Allan ile anlaşmazlığa düştü.
Poe, edebiyat kariyeri boyunca şiir, kısa öykü, deneme ve eleştiri türlerinde eserler verdi. Yapıtlarında sıklıkla ölüm, yas, delilik ve doğaüstü temaları işledi; bu temaları karanlık ve yoğun bir atmosferle birleştirerek kendine özgü bir anlatım dili kurdu. Gizem ve macabre türündeki öyküleriyle geniş bir okur kitlesine ulaştı. Aynı zamanda dönemin önde gelen dergilerinde editörlük yaptı, edebiyat eleştirileri kaleme aldı. Onun çalışmaları, kısa öykünün modern bir anlatı biçimi olarak gelişiminde belirleyici bir rol oynadı.
Poe'nun yaşamı boyunca yazdıkları, sonraki kuşak yazarları derinden etkiledi. Polisiye edebiyatının kurucu isimlerinden biri olarak anılması, onun olay örgüsü ve akıl yürütme tekniklerine yaptığı katkılardan kaynaklanır. Bilimkurgu alanındaki öncü denemeleri ise dönemin sınırlarını zorlayan bir hayal gücünün ürünüdür. Ekonomik sıkıntılara karşın yalnızca kalemiyle geçinmeye çalışan bir yazar olması, onu Amerikan edebiyat tarihinde ayrıcalıklı bir konuma taşır.
Edgar Allan Poe, 7 Ekim 1849'da Baltimore'da hayatını kaybetti. Geride bıraktığı yapıtlar ve geliştirdiği anlatı teknikleri, Amerikan edebiyatının evrensel değerleri arasında yer alır. Bugün hâlâ özellikle kısa öykü, polisiye ve korku edebiyatı alanlarında Poe'nun etkisi hissedilmektedir. Onun eserleri, edebiyatın sınırlarını genişleten ve gelecek kuşaklara ilham veren bir miras olarak değerlendirilmektedir.
Biyografi, Vikipedi ve Wikidata bilgilerinden yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.
Edgar Allan Poe sözleri (113)
“Pallas'ın bir büstünün üstüne tünedi, tam da kapımın yukarısına,— Tünedi, oturdu ve başka hiçbir şey yapmadı.”
“"Geceden kıyıdan gelmiş, korkunç, asık suratlı, kadim Kuzgun — Söyle bana, Gece'nin Pluton kıyısındaki o soylu adın ne?" Kuzgun dedi, "Bir daha asla."”
“"Şüphesiz," dedim, "söylediği şey yalnızca elindeki tek dağarcık, Bir zamanlar mutsuz bir efendiden kapmış, amansız Felaket Onu hızlı, daha hızlı izlemiş, ta ki şarkıları tek bir nakarata dönüşene dek."”
“"Peygamber!" dedim, "kötülüğün varlığı! — yine de peygamber, ister kuş ol ister iblis!"”
“"Geri dön fırtınaya ve Gece'nin Pluton kıyısına! Bırakma ruhunun söylediği o yalanın nişanı olarak siyah bir tüy! Dokunma yalnızlığıma! — git kapımın üstündeki büstten! Çek kalbimden gagasını, çek kapımın üstünden cismini!" Kuzgun dedi, "Bir daha asla."”
“Ve Kuzgun, hiç kıpırdamadan, hâlâ oturuyor, hâlâ oturuyor Odamın kapısının hemen üzerindeki solgun Pallas büstünün üstünde.”
“Ve ruhum, yerde süzülen o gölgeden asla kalkamayacak — bir daha asla!”
“Düşündüğüm gibi bir analizin veya yeniden kurgulamanın ilgisi, analiz edilen şeye duyulan gerçek ya da kuruntusal herhangi bir ilgiden tamamen bağımsız olduğundan, kendi eserlerimden birinin nasıl bir araya getirildiğini gösteren yöntemi açıklamam bir görgü ihlali sayılmayacaktır.”
“Güzellik, şiirin yegâne meşru alanıdır.”
“Şimdi, Hakikat nesnesi ya da zihnin tatmini ile Tutku nesnesi ya da yüreğin coşkusu, şiirde belirli bir ölçüde elde edilebilir olsalar da, düzyazıda çok daha kolay elde edilebilirler.”
“Güzel bir kadının ölümü, hiç kuşkusuz dünyadaki en şiirsel konudur ve aynı şekilde, böyle bir konuya en uygun dudakların yas tutan bir sevgilinin dudakları olduğu da şüphe götürmez.”
“Gökler kül rengi ve durgundu; Yapraklar kıvrılmış ve kuruydu — Yapraklar solmuş ve kuruydu; En unutulmaz yılımın o ıssız Ekim gecesiydi.”
“Bir zamanlar burada, Titanik bir selvi korusunun içinden, Ruhumla birlikte dolaştım — Selvilerin arasından, Ruhum olan Psyche'yle.”
“Böylece Psyche'yi yatıştırdım ve öptüm onu, Ve çıkardım onu karanlığından.”
“Yıllar yıllar önceydi, Deniz kıyısındaki bir krallıkta, Annabel Lee adıyla tanıyabileceğiniz Bir genç kız yaşardı; — Ve bu genç kız başka hiçbir şey düşünmeden yaşardı, Beni sevmek ve benim tarafımdan sevilmekten başka.”
“Ben bir çocuktum ve o bir çocuktu, Deniz kıyısındaki bu krallıkta, Ama biz sevgiden de öte bir sevgiyle sevdik — Ben ve Annabel Lee'm — Öyle bir sevgi ki cennetin kanatlı melekleri Onu ve beni kıskanırdı.”
“Ama bizim aşkımız çok daha güçlüydü aşkından Bizden yaşlı olanların — Bizden çok daha bilge olanların — Ve ne yukarıdaki cennetin melekleri Ne de denizin altındaki cinler Ayırabilir ruhumu bir an olsun Güzel Annabel Lee'nin ruhundan.”
“Ve böylece, bütün gece boyunca, sevgilimin — sevgilimin — hayatımın ve gelinimin yanında uzanırım, Denizin kıyısındaki o mezarda — O uğuldayan denizin kıyısındaki mezarında.”
“Bir şiir, ancak ruhu yükselterek heyecan uyandırdığı ölçüde bu adı hak eder.”
“Uzun bir şiirin var olmadığı görüşündeyim. "Uzun bir şiir" ifadesinin, terimler açısından düpedüz bir çelişki olduğunu savunurum. Bir şiirin ancak ruhu yükselterek heyecan uyandırdığı ölçüde bu adı hak ettiğini belirtmeme neredeyse gerek yok. Şiirin değeri, bu yükselten heyecanla orantılıdır. Ama bütün heyecanlar, ruhsal bir zorunluluk gereği geçicidir. Bir şiirin bu adla anılmasını sağlayacak heyecan derecesi, hatırı sayılır uzunluktaki bir kompozisyon boyunca sürdürülemez.”
“Hiçbir eser, bu şiirin kendisinden — bu bizatihi şiirden — bu şiir olup başka hiçbir şey olmayan şiirden — yalnızca şiir uğruna yazılmış bu şiirden daha büyük bir saygınlık, daha yüce bir asalet taşıyamaz ve taşıyamayacaktır.”
“Sözcüklerin Şiirini kısaca, Güzelliğin Ritmik Yaratımı olarak tanımlardım. Onun tek hakemi beğenidir. Akıl ya da vicdanla yalnızca ikincil ilişkileri vardır. Rastlantısal olmadıkça, ne görevle ne de hakikatle hiçbir ilgisi yoktur.”
“Dostum, bütün din basitçe hilekârlıktan, korkudan, açgözlülükten, hayal gücünden ve şiirden türemiştir!”
Ona ait olmadığı hâlde atfedilen sözler
Aşağıdaki sözler sık sık Edgar Allan Poe adına paylaşılır, ancak kaynaklarına göre ona ait değildir.
“Hayattaki en iyi şeyler seni terletir”
İngilizce: The best things in life make you sweaty
“Uyku. O küçük ölüm dilimleri. Onlardan nasıl da nefret ediyorum.”
İngilizce: Sleep. Those little slices of death. How I loathe them.