Sanat üzerine sözler
204 söz.
“O hepimizin kaynağı olan şefkatli pınara, burada görülen her güzellik, akıllı kişilere her şeyden çok benzer;”
— Michelangelo (1475 – 1564)
“Eski Romalılar, vahşi hayvanları dövüştürmek için mimari harikalar inşa ediyorlardı.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Sıkıcı tür hariç, bütün türler iyidir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Şöhreti her zaman sağlam kalacak, çünkü neredeyse hiç okunmuyor.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Okumayı serbest bırakın, dans etmeyi serbest bırakın; bu iki eğlence dünyaya asla zarar vermeyecektir.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Sıfat, adın düşmanıdır.”
— Voltaire (1694 – 1778)
“Radyodaki müzik çok kötü çünkü ses ileri derecede bozuluyor... Radyoları oldukça onaylıyorum ama müzik amacıyla kullanılmamalılar. Haberler, beysbol maçı yayınları, boks karşılaşmaları ve konuşmalar için iyiler; buralarda bozulma fark edilmiyor.”
— Thomas Edison (1847 – 1931)
“Kopyalar. — Önemli insanların kopyalarına sık rastlanır; ve çoğu kişi, tıpkı resimlerde olduğu gibi, burada da kopyaları özgünlerinden daha çok beğenir.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Kusursuz olanın bir oluş süreci geçirmemiş olması gerekir. - Biz, kusursuz olan her şeyde oluş sorusunu sormayı bir kenara bırakmaya alışığız; tersine, sanki sihirli bir dokunuşla topraktan fırlamış gibi, mevcut olandan keyif alırız.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Nükte, bir duygunun ölümü üzerine yazılmış epigramdır.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Halk trajediden aslında iyice duygulanmaktan, bir kez olsun içini döküp ağlayabilmekten fazlasını istemez.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Ölen Neron'un düşüncesi: qualis artifex pereo! (Nasıl bir sanatçı olarak ölüyorum!) ölen Augustus'un da düşüncesiydi: Oyuncu kibirliği! Oyuncu gevezeliği! Ve tam da ölen Sokrates'in karşıtı!”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Wagner'in sanatı hastadır. Sahneye getirdiği sorunlar – hep histeriklerin sorunları –, duygulanımının kasılmacılığı, aşırı uyarılmış duyarlılığı, gittikçe daha keskin baharatlar isteyen zevki, ilkeler olarak gizlediği dengesizliği ve son olarak kahramanları ile kadın kahramanlarının seçimi, bunlar fizyolojik tipler olarak ele alındığında (– bir hastalar galerisi! –): Bütün bunlar birlikte, hiçbir kuşkuya yer bırakmayan bir hastalık tablosu oluşturur. Wagner bir nevrozdur.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Sanatın olabilmesi için, herhangi bir estetik edim ve seyrin olabilmesi için, bir fizyolojik ön koşul vazgeçilmezdir: kendinden geçme.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Dante: ya da mezarlarda şiir yazan sırtlan.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Müzik olmasaydı hayat bir hata olurdu.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Schiller: ya da Säckingen'in ahlak borazancısı.”
— Friedrich Nietzsche (1844 – 1900)
“Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılâpların başarıldığının en kesin delilidir. Bunda başarılı olamayan milletlere ne yazıktır. Onlar, bütün başarılarına rağmen medeniyet sahasında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima mahrum kalacaklardır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Yarın gece ilk kez bir Boston seyircisinin karşısına çıkıyorum — 4000 eleştirmen.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Neredeyse doğru sözcük ile doğru sözcük arasındaki fark gerçekten büyük bir meseledir—bu, ateş böceği ile şimşek arasındaki farktır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Geçen gece manzara daha da şaşırtıcı ve pitoresk görünüyordu. (Como Gölü'nün) öte yakasında kayalıklar, ağaçlar ve bembeyaz evler kusursuz görüntülerini göle yansıtıyor; uzak pencerelerden gelen uzun ışık huzmeleri durgun suyun yüzeyini belirliyordu. Hemen yanı başında, ay ışığı altında büyük gümüş konaklar, kalın, karanlık ve biçimsiz yaprakların arasında parlıyor; kayalıkların tepesinden düşen ve gölün kıyısına değen gölgeler arasında, büyülü manzaranın her kesiti defalarca ve kesin bir netlikle yansıyordu.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Hava durumu edebi bir uzmanlık alanıdır ve eğitimsiz bir el bu konuda iyi bir yazı ortaya koyamaz.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Güçlü bir aracıdır doğru sözcük. Bir kitapta ya da gazetede o yoğun doğru sözcüklerden birine rastladığımızda, ortaya çıkan etki ruhsal olduğu kadar bedenseldir ve elektrik hızındadır.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Mizah, açıkça öğretmeyi ve açıkça vaaz vermeyi amaçlamamalıdır; ama sonsuza dek yaşayacaksa, ikisini de yapmalıdır. Sonsuza dek derken, otuz yılı kastediyorum.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Eskiden Michelangelo'nun o muazzam dehasına tapardım — şiirde, resimde, heykelde, mimaride büyük olan; el attığı her işte büyük olan o adama. Ama kahvaltıda, öğle yemeğinde, akşam yemeğinde, çayda, yatsıda, öğün aralarında Michelangelo istemiyorum. Arada bir değişiklikten hoşlanırım.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Yeter, yeter, yeter! Daha fazla söyleme! Hepsini bir araya topla! Yaradan'ın İtalya'yı Michelangelo'nun tasarımlarıyla yarattığını söyle!”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Mizahi hikâye ciddi bir tonla anlatılır; anlatıcı, içinde komik bir şey olduğunu en ufak şekilde sezdiğini bile gizlemek için elinden geleni yapar.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Uyumsuzlukları ve saçmalıkları dağınık, bazen amaçsız bir biçimde peş peşe sıralamak ve bunların saçmalık olduğundan masumca habersiz görünmek, benim görüşüm doğruysa, Amerikan sanatının temelidir.”
— Mark Twain (1835 – 1910)
“Daha fazla siyasetçi şiiri bilse ve daha fazla şair siyaseti bilseydi, dünyanın içinde yaşanacak biraz daha iyi bir yer olacağına inanıyorum.”
— John F. Kennedy (1917 – 1963)