Ahlak üzerine sözler
514 söz.
“Sorumluluk duygusu denen ve böylesine saygıdeğer olabilecek şey, son tahlilde memur zihniyetidir, çocuksuluktur, baba tarafından kırılmış bir iradedir.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Çocuklarından minnettarlık bekleyen (hatta bunu talep edenler bile vardır) anne babalar, tefecilere benzer; yalnızca faizi alsalar bile sermayeyi seve seve riske atarlar.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Kötü, iyiyi bilir, ama iyi kötüyü bilmez. Kendini tanıma yalnızca kötüye özgüdür.”
— Franz Kafka (1883 – 1924)
“Kâğıt üzerinde filozof olmak ne kadar kolay, doktor; asıl işin içine girince ne kadar zor!”
— Anton Çehov (1860 – 1904)
“Hristiyanlar kötülüğe iyilikle karşılık vermelidir.”
— Franciscus (1936 – 2025)
“Efkaristiya'yı aldığımızda İsa bizimle aynı şeyi yapar: bizi tanır, günahkâr olduğumuzu ve çok hata yaptığımızı bilir, ama yaşamını bizimkiyle birleştirmekten vazgeçmez. Ona ihtiyacımız olduğunu bilir, çünkü Efkaristiya azizlerin ödülü değil, günahkârların ekmeğidir.”
— Franciscus (1936 – 2025)
“Bunu bir takma ad olarak görüyorum ve bu konuda gerçekten bir sorunum yok.”
— Jimmy Wales (1966 –)
“Bir topluluk maskotunun pedofilik cinselleştirilmesi mi? Hayır. - Sorularınız varsa bana e-posta gönderin.”
— Jimmy Wales (1966 –)
“Suç işleyen asla affetmez.”
— Jean-Jacques Rousseau (1712 – 1778)
“Pişmanlık, talihli bir dönemde uyur ama sıkıntılı günlerde uyanır.”
— Jean-Jacques Rousseau (1712 – 1778)
“Kötü arkadaşlar insanları darağacına götürür.”
— Niccolò Machiavelli (1469 – 1527)
“İnsanlara sevgiyle, günahlara nefretle.”
— Augustinus (354 – 430)
“Çünkü Sakramentin ruhsal gücü ışık gibidir: aydınlanacak olanlarca pak olarak alınır; murdar kimselerin içinden geçse bile kirlenmez.”
— Augustinus (354 – 430)
“Sabır, bilgeliğin yoldaşıdır.”
— Augustinus (354 – 430)
“Ama ben, gençliğimin daha başında sefil bir delikanlı olarak, senden iffet ve ölçülülük dilemiş ve 'Bana iffet ve ölçülülük ver, ama hemen değil' demiştim.”
— Augustinus (354 – 430)
“Emrettiğini ver, dilediğini emret. Bize iffetli olmayı emrediyorsun.”
— Augustinus (354 – 430)
“Roma halkının tamamında, insan türünün öteki kusurları arasında daha katıksız biçimde bulunan o egemen olma tutkusu, az sayıdaki güçlü kişide zafer kazanınca, ezilmiş ve bitkin düşmüş ötekileri kölelik boyunduruğu altına da soktu. Zira o en kibirli zihinlerde bu tutku, kesintisiz onurlarla kral iktidarına ulaşıncaya dek ne zaman dinerdi? Onurları kesintisiz sürdürme imkânı ise, ancak makam hırsı üstün gelirse var olurdu. Makam hırsı da, açgözlülük ve lüksle yozlaşmış bir halk olmadıkça asla üstün gelemezdi.”
— Augustinus (354 – 430)
“Sende sevgi ne kadar artarsa, güzellik de o kadar artar; çünkü sevginin kendisi ruhun güzelliğidir.”
— Augustinus (354 – 430)
“Öfke nedir? İntikam arzusu. Nefret nedir? Yerleşip eskimiş öfke.”
— Augustinus (354 – 430)
“Öfke bir çöptür, kin ise bir kütük.”
— Augustinus (354 – 430)
“Öyleyse yoksullara verin: rica ediyorum, öğütlüyorum, buyuruyorum, emrediyorum.”
— Augustinus (354 – 430)
“Güvercin cezalandırırken bile sever. Kurt okşarken bile nefret eder.”
— Augustinus (354 – 430)
“Sevgi, bütün iyi işlerin köküdür.”
— Augustinus (354 – 430)
“Öyleyse mümkünse, yalnızca çocuk sahibi olma amacı dışında yaklaşma.”
— Augustinus (354 – 430)
“Çünkü bizim zamanımızda imparator Roma şehrine geldi: orada imparatorun tapınağı var, orada bir balıkçının mezarı var. Böylece dindar ve Hristiyan imparator, Rab'den kurtuluş dilemek için imparatorun gururlu tapınağına gitmedi, balıkçının mezarına gitti; burada alçakgönüllü biri olarak balıkçının kendisini örnek aldı; öyle ki, kendisine bakılınca gururlu bir imparatorun hak edemeyeceği bir şeyi Rab'den elde etti.”
— Augustinus (354 – 430)
“Ölüm, günahın cezasıdır.”
— Augustinus (354 – 430)
“Ölü bir insan kendisinden ne umabilir? Ölebilmesi kendi elindeydi; yeniden dirilmesi kendi elinde değildir. Günah işlemeyi kendi başımıza hem başarabildik hem de hâlâ başarabiliriz; ama kendi başımıza yeniden ayağa kalkmayı asla başaramayız. Umudumuz yalnızca Tanrı'da olsun. Ona inleyelim, ona güvenelim; bize düşen şey, irademizle çaba göstermektir ki duamızla bunu hak edelim.”
— Augustinus (354 – 430)
“Tanrıma alevden bir yürek; insan kardeşime sevgi dolu bir yürek; kendime çelikten bir yürek.”
— Augustinus (354 – 430)
“Sertleşmek gerek; ama şefkati hiç yitirmeden.”
— Che Guevara (1928 – 1967)
“Kötülemeye karşı hiçbir sur yoktur.”
— Molière (1622 – 1673)