İnsan üzerine sözler
614 söz.
“Gülünç duruma düşme riskini göze alarak söyleyeyim ki, gerçek devrimci büyük sevgi duygularıyla hareket eder.”
— Che Guevara (1928 – 1967)
“Zeki bir kadın, entrika işinde bir şeytandır.”
— Molière (1622 – 1673)
“Çalı çırpı da var, çalı çırpı da.”
— Molière (1622 – 1673)
“Davranışları en çok alay konusu olanlar, başkalarını ilk çekiştirenlerdir her zaman.”
— Molière (1622 – 1673)
“Burnunuzun dibinde, kardeşim, size gülüyor.”
— Molière (1622 – 1673)
“Bir kadının her zaman hazır bir intikamı vardır.”
— Molière (1622 – 1673)
“Dindar olsam da, daha az insan değilim.”
— Molière (1622 – 1673)
“Gördüm, diyorum, kendi gözlerimle gördüm.”
— Molière (1622 – 1673)
“Saygı, bir yeğleme üzerine kurulur; herkesi saymak, hiç kimseyi saymamaktır.”
— Molière (1622 – 1673)
“Dünyayı düzeltmeye kalkışmak, eşi benzeri olmayan bir çılgınlıktır.”
— Molière (1622 – 1673)
“Tuhaf bir konuşmacıdır; büyük söylevlerle size hiçbir şey söylememeyi her zaman başarır.”
— Molière (1622 – 1673)
“Aşçısıyla övünç duyduğunu, Ve ziyaret edilenin aslında onun sofrası olduğunu.”
— Molière (1622 – 1673)
“Görülüyor ki nükteli sözler söylemek için kendini paralıyor.”
— Molière (1622 – 1673)
“Birini ne kadar seversek, onu o kadar az pohpohlamalıyız: Saf sevgi, hiçbir şeyi affetmemekle kendini gösterir.”
— Molière (1622 – 1673)
“Şüpheler her şeyden daha sıkıntı vericidir.”
— Molière (1622 – 1673)
“Herkes dürüstlükle donanmış olsaydı, bütün kalpler içten, adil ve uysal olsaydı, erdemlerin çoğu bize gereksiz olurdu; çünkü erdemlerin kullanımı, haklarımızda başkalarının adaletsizliğine sıkılmadan katlanabilmeye dayanır.”
— Molière (1622 – 1673)
“Sevdiğimiz insanların varlığı, tattığımız zevklere olağanüstü bir çeşni katar.”
— Molière (1622 – 1673)
“Yorucu bir erdemdense, uygun bir kusuru tercih ederim.”
— Molière (1622 – 1673)
“Gerçek Amphitryon, yemek yenen Amphitryon'dur.”
— Molière (1622 – 1673)
“Bunu söylerken kime söylediğini söylemeni istiyorum. Konuşuyorum... külâhımla konuşuyorum.”
— Molière (1622 – 1673)
“Bütün Napoli'yi tanıyan bir adamın karşısında konuşuyorsunuz.”
— Molière (1622 – 1673)
“Bunu herkesin önünde savunacağım.”
— Molière (1622 – 1673)
“İnsanın ne kadar bencil olduğu varsayılırsa varsayılsın, doğasında, onu başkalarının talihiyle ilgilendiren ve başkalarının mutluluğunu, onu görmekten aldığı hazdan başka bir şey elde etmese bile kendisi için gerekli kılan birtakım ilkeler olduğu açıktır.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bir insandaki her yeti, başka bir insandaki benzer yetiyi yargılarken kullandığı ölçüdür. Senin görme yetini benim görme yetimle, kulağını kulağımla, aklını aklımla, öfkelenme biçimini kendi öfkelenme biçimimle, sevgini kendi sevgimle yargılarım. Bunlar hakkında yargıda bulunmanın başka hiçbir yolu yoktur ve olamaz da.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Dolayısıyla toplum ve sohbet, zihin herhangi bir zamanda talihsiz bir şekilde dinginliğini kaybetmişse onu yeniden kazanmanın en güçlü çareleri olduğu gibi; öz tatmin ve haz için bu denli gerekli olan o dengeli ve mutlu mizacın da en iyi koruyucularıdır. İnziva ve derin düşünce insanları, ister keder ister kırgınlık üzerine evde kara kara düşünmeye yatkın olanlar, çoğu zaman daha fazla insaniyete, daha fazla cömertliğe ve daha ince bir onur duygusuna sahip olsalar da, dünya adamları arasında bu denli yaygın olan o mizaç dengesine nadiren sahiptirler.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Her insan, şüphesiz, doğası gereği ilk ve esas olarak kendi bakımına emanet edilmiştir; ve kendine bakmaya başka herhangi bir kişiye bakmaktan daha uygun olduğu için, böyle olması yerinde ve doğrudur.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bizi, kendimizi değerlendirdiğimiz gibi değerlendiren ve bizi, kendimizi ayırt ettiğimiz dikkatten pek de farklı olmayan bir dikkatle insanlığın geri kalanından ayıran birini bulmaktan memnuniyet duyarız.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Kendi davranışımı incelemeye çalıştığımda, onun hakkında hüküm vermeye ve onu ya onaylamaya ya da kınamaya çalıştığımda, bütün bu durumlarda kendimi adeta iki kişiye böldüğüm açıktır; ben, inceleyen ve yargıç olan, davranışı incelenen ve yargılanan o öteki benden farklı bir karakteri temsil ederim.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Bedenin rahatlığı ve zihnin huzuru bakımından, hayatın bütün farklı katmanları neredeyse aynı düzeydedir ve yol kenarında güneşlenen dilenci, kralların uğrunda savaştığı o güvenliğe sahiptir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)
“Afrika kıyılarından gelen, bu bakımdan, aşağılık efendisinin ruhunun çoğu zaman kavramakta güçlük çektiği bir yüce gönüllülük derecesine sahip olmayan tek bir zenci yoktur. Talih, insanlık üzerindeki egemenliğini hiçbir zaman, bu kahraman milletleri Avrupa'nın zindanlarının tortusuna, geldikleri ülkelerin de gittikleri ülkelerin de erdemlerine sahip olmayan ve havailikleri, gaddarlıkları ve alçaklıkları onları haklı olarak mağlupların hor görmesine maruz bırakan zavallılara boyun eğdirdiği zamankinden daha acımasızca göstermemiştir.”
— Adam Smith (1723 – 1790)